NASIL ?
Herkes İçin Kapsayıcı ve Erişilebilir Müzik Festivali organizatörleri ve paydaşları için en fark yaratan ve sektörlerinde liderlik yapmalarını sağlayan konu NASIL bir yaklaşım içinde olduklarıdır.
Aşağıdaki konseptler ve prensipler bütünlüklü olarak ele alınarak sektörde yol gösterici, örnek bir model oluşturmak ve etkileyici bir markalaşma yaratarak ulusal ve hatta uluslararası ölçekte yaygınlaşmak olanaklı olacaktır;
1- Evrensel Tasarım (Universal Design):
Herkesin farklı ihtiyaç ve yeteneklerine uygun, tüm bireylerin rahatça kullanabileceği şekilde tasarlanmış ürün, hizmet ve çevre düzenlemeleridir. Amaç, tüm insanları kapsayan erişim ve kullanım kolaylığı sağlamaktır.
Müzik festivallerinin her aşaması, kullanılan her ekipman ve sağlanan her hizmet kalemi bir tasarım ürünüdür. Binlerce insanın bizzat deneyimlediği, milyonlarcasının dijital ortamlarda tanık olduğu, izlediği bir olayın evrensel değerleri, algı biçimlerini ve kullanım gerekliliklerini kapsıyor olması kaçınılmazdır.
2– Çeşitlilik – Eşitlik & Kapsayıcılık (DE&I):
Çeşitlilik, farklılıkların kabulü ve kutlanmasıdır; eşitlik, tüm bireylerin adil fırsatlar ve muameleye sahip olmasını sağlamak; kapsayıcılık ise her bireyin, kimliğinden bağımsız olarak topluluğa katılmasını ve kabul edilmesini sağlamaktır.
Müzik evrenseldir ve herkese hitap eder. Herkesi bir araya getirir, bütünleştirir. Ülke sınırlarının, sınıfsal statülerin, kültürel, etnik , dini ve politik farklılıkların ayrıştıran ve dışlayan tutumlarına karşı müzik tek başına bir güç olarak kafa tutar ve insanları ayrıştırmadan , bütün çeşitlilikleri kucaklayarak ve kapsayarak dev bir güce dönüştürür.
Müzik ortamında herkes eşittir. Bu rehberin ana konusu da bu temel üzerine kurulmuştur. Herkes kendi farklı ihtiyaçlarına göre sunulmuş olanaklardan eşit ve eşitlikçi biçimde faydalanabiliyor olmalıdır.
3- Erişilebilirlik (Accessibility):
Engelli bireylerin fiziksel, dijital veya çevresel alanlarda eşit fırsatlar ve erişim imkanlarına sahip olmasını sağlamak. Bu, yapıların, teknolojilerin ve bilgilerin tüm insanlar için erişilebilir olmasını hedefler.
Kavramsal tanımın açılımı etkinliğin olduğu mekana HERKESİN kolayca ULAŞABİLMESİ ve sunulan tüm performans, servis ve ürünlere ERİŞEBİLMESİ demektir.
Herkes İçin Müzik Festivali diyebilmek için hiç kimsenin bilerek veya bilmeyerek dışlanmadığından emin olmak demektir. Yürüme zorluğu olan, yardımcı bir cihaz kullanan , işitmeyen , görmeyen , kronik bir hastalığı olan veya bilişsel olarak farklı algı seviyesinde olan herhangi bir birey bu festivalin varlığından haberdar olabilmeli , ek bilgiye ihtiyacı varsa onu uygun bir kanaldan hızlıca girebilmeli , biletini alabilmeli , rezervasyonunu yapabilmeli , hangi ulaşım seçenekleri olduğunu bilebilmeli , konser alanına kolaylıkla girebilmeli, alacağı servis ve ürünlere rahatça erişebilmeli ve sosyalleşmiş , mutlu olmuş , eğlenmiş ve tüm bu süreci doğal olarak olması gerektiği gibi yaşamış -tıpkı tüm diğer katılımcılar gibi – bir müziksever olarak güvenli bir şekilde evine dönebilmelidir.
Festival memnuniyet çemberi budur ..!
4- Çeşitlilik – Eşitlik & Kapsayıcılık (DE&I):
Bireylerin, özellikle savunmasız grupların, fiziksel, duygusal ve psikolojik açıdan korunması ve güvenli bir ortamda yaşamlarını sürdürebilmeleri için alınan önlemler ve uygulamalardır.
Festival ortamının güven verici olması, her türlü fiziki tehlikelerden
( inşaat, elektrik , yangın ,platform ve/ya sahne çökmesi vb vb ) arındırılmış olması önemlidir. Hava koşullarına uygun önlemler alınması, rahatsız edici kokular ve alerjenlerden ortamın ayrıştırılmış olması mutlaka dikkate alınmalıdır. Kalabalığın ve ortam coşkusunun taşkınlığa yol açmaması için gerekli güvenlik önlemleri alınmalıdır.
Engelli bireyler bu gibi durumlardan çok daha fazla etkileniyor olabilirler. Kontrol dışına çıkabilecek denli bir kalabalığın olduğu durumlar için de organizatörlerin mutlaka bu öngörü ile ek güvenlik ve sağlık tedbirleri almaları yerinde olacaktır. Taciz konusu en hassas ve katı önlem alınması gereken bir konudur ve bütün bir organizasyonun başarısı, güvenli ve huzurlu bir ortam sunuyor olmasında yatar.
5- Aidiyet Yaratmak (Belonging):
İnsanların bir topluluğa, gruba veya organizasyona ait olduklarını hissettikleri bir ortam yaratmak. Bu, bireylerin değerli ve kabul edilmiş hissetmelerini sağlar.
Müzik sektörü bir bütün olarak beğeniler toplamından beslenir. Üretilen bir sanat eserinin; bir heykel, bir tablo veya bir bestenin sanatsever tarafından beğenilmesi – başka bir deyişle – tüketilmesi gerekir. O tablo satın alınır, el değiştirir, özel koleksiyonlara girer, sergilenir, müzayedeye konulur veya müzede kalıcı bir esere dönüşür. Eserin bu yolculuğu milyonlarca insanın sürecin bir parçası olduğu ve o eserle özdeşleştiği, o sanatçıyla aynılaştığı ve kendini o akışa ait hissettiği bir döngüdür aslında.
Tıpkı müzik dünyası gibi. Müzisyenlerin kendilerinin fanları vardır; yani takipçileri, hayranları. Şarkılar da insanların yaşamlarının bir anının veya bir döneminin tüm duygularını barındırıyor olabilir. “Müziksiz yaşam bir yanılgıdır” der Nietczhe.
6- Topluluk Oluşturmak (Community Development):
Yerel toplulukların güçlendirilmesi, dayanışma, işbirliği ve ortak hedefler doğrultusunda sürdürülebilir kalkınma sağlanması için yapılan çalışmalar. Amaç, topluluk üyelerinin yaşam kalitesini iyileştirmektir.
Kapsayıcı bir festivalin ana odağı olabildiği kadar geniş bir kitleyi; din , dil , ırk , mezhep , kültür, cinsiyet ve cinsel tercih vb.gözetmeksizin bir ayaya getirmektir. Aynı sanatsal beğeni ve ruhsal yakınlıkla birbirini hisseden, aynı heyecanla dayanışan bir topluluk oluşturmaktır.
Müzik dönüştürür..! Müziğin gücü ile toplanan kalabalık aynı ritmin dalgalarında gezinerek yakınlaşır ve birlikte coşar. Önyargılar, korkular, kaygılar, yalnızlıklar ve dışlanmışlıklar bu kaynaşma ortamında yıkılır ve yerini tek bir ses gibi yankılanan topluluğa bırakır.
Milli bir marşın etrafında tüm bir ulusun aynı heyecan ve saygıyla durması, çoğu kez ortak bir göz yaşı seli veya coşku dolu bir adanmışlıkla haykırıyor olması müziğin topluluklar oluşturmasının en güzel örneğidir.
7- Zincir Etkisi (Chain Effect):
Bir olayın veya aksiyonun, birbirini takip eden bir dizi etkiyi tetiklemesi. Küçük bir değişiklik, daha büyük sonuçlara yol açabilir ve bu etkiler sırasıyla birbirini besler.
Kapsayıcı müzik festivali organize etmek tekil, durağan ve kendi halinde anlık bir etkinlik yapmak demek değildir. Büyük kalabalıklara, beğenilere ve topluluklara kaliteli hizmet sunmak ve bu sürekli kılmak demektir. Güvenilir bir marka oluşturmak, hep artan bir ilgiyle ve beğeni ile takip edilmek, kendini yenileyerek sonraki yıllara taşımak , daha fazla gelir elde etmek , ekonomik olarak sürdürülebilir olmak ve nihayetinde sınırları da aşabilen bir akım yaratmaktır.
Çeşitliliğin ve kapsayıcılığın verdiği zenginlik, renkli bir kültür oluşturur. Bu kültürün farklı boyutlardaki diğer tüm müzik organizasyonlarına taşınması, onlarda tetikleyici bir etki yaratması yaklaşımın ölçeklenmesine yol açar. Bir zincirin halkaları gibi birbirine aynı renkli kültürün halkaları olarak bağlanır organizasyonlar. Müzik eko sistemini çevreleyen diğer unsurlar da hem tedarik hem değer zincirinin uzayan ve büyüyen bir parçası haline gelir. Herkes birbirinden etkilenir ve birbirine tek bir amaç doğrultusunda kenetlenir.
Müziğin birleştirici gücüyle büyüyen ve güçlenen bir dostluk köprüsünü, bir barışçıl dünya umudunu ve engelsiz ve eşit yaşam düşünü sımsıkı bağlayan upuzun bir zincir oluşur böylelikle.
Zincire gücünü ve rengini veren gizli kahramanlar kapsayıcı ve erişilebilir festivalleri düşünen, organize eden ve uygulayan müzik organizatörleri ve yatırımcılarıdır.
8- Değişim – Dönüşümü Tetiklemek (Change Agent)
Bir organizasyonda veya toplumda değişim ve dönüşümü teşvik eden, yeni fikirler ve uygulamalarla ilerlemeyi sağlayan kişidir. Bu, yenilikçi çözümler ve iyileştirmeler getiren bir liderlik rolüdür.
“Değişim kaçınılmazdır.!” ( K.Marx )
Elitist , dışlayıcı , yok sayan , görmezden gelen ve ayırımcılık yapan tutumlara artık son verilmelidir. 1,5 milyar kişi en az bir tür engellilik yaşıyor yaşam akışı içinde ve hiçbir organizasyon bu gerçekliği yadsıyamaz. Hem yasalar, hem sözleşmeler , insan olma gereklilikleri ve eşitlik duygusu bütün sanatsal faaliyetlerin de herkesi kapsamasını gereksinmektedir.
Müzik dünyası bu kaçınılmaz değişimin öncüsü ve temsilcisi olmak zorundadır. Evrensel tasarım ilkeleri insanların ihtiyaçlarını bir potada eritir ve en farklı noktaya kadar uygulanabilir çözümler üretir. Çözümsüz hiç bir şey yoktur.
Görmeyen biri müziği duyar ve hisseder. Diğer ihtiyaçları için kabartma yazılar , sesli açıklamalar ,eşlik eden bir köpek veya gülümseyerek yardıma hazır bir gönüllü sağlanması her şeyi değiştirir. İşitmeyen ve konuşamayan biri tüm konseri izleyebilir. Şarkı sözlerinin işaret diliyle çevirilmesi , alt yazılar ve ritmi hissettiren ses çantaları, zeminler ve görsel grafikler vb. bu kişiyi kapsamış olacaktır. Tekerlekli sandalyede olduğu veya boyu doğuştan kısa olduğu için kalabalığın içinde kaybolmayıp , özel tasarlanmış yükseltili bir platformdan konseri izleyebileceklerdir güvenli ve rahat bir şekilde.
Bu rehber ışığında gerekli bu tip kolay çözümleri sunuyor olmak eski tutucu ve dışlayıcı alışkanlıkları değiştirmeye yetecektir.
Kapsayıcı ve erişilebilir müzik festivali organizasyonları sınır tanımayan değişimlerin öncüsü olacaklardır.
